| ÂhSen-Ì TA|{vÌm's profileالسلام عليكم و رحمة الله...PhotosBlogLists | Help |
|
February, 2006 tin suresi/التينبِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
وَطُورِ سِينِينَ
وَهَذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ
أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ
"Tîn", dağ adı veya incir demektir. Bürûc sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 8 (sekiz) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 3. Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, 4. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. 5 .Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık. 6. Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. 7. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? Trackbacks (2)The trackback URL for this entry is: http://ahsenitakvim.spaces.live.com/blog/cns!5FB2A9FB5DC1C133!430.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|