| ÂhSen-Ì TA|{vÌm's profileالسلام عليكم و رحمة الله...PhotosBlogLists | Help |
|
April, 2006 Gidecek başka kapınız var mı??
Gidecek başka kapınız var mı?
Bir gece pirin biri sabaha kadar ibadet etmiş, seher vakti elini
Allah'a kaldırıp hâcet dilemişti. O sırada kulağına gâipten şöyle bir ses geldi: -İster defol git, ister yalvarıp yakarmana devam et; bu kapıda senin dileğin kabul edilmeyecek. Boşu boşuna uğraşma, başının çaresine bak! Pir ertesi geceyi de zikirle, ibadetle geçirdi. Müritlerden biri onun durumunu öğrenmişti: "Pirim" dedi; "gördün ya, sana o taraftan kapı kapanmış. Boş yere bu kadar uğraşıp durma!" İhtiyarın gözlerinden, yüzüne hasretle, yakut renginde yaşlar boşandı. "A oğlum" dedi; "eğer bundan daha iyi bir kapı bilseydim, ancak o vakit umudumu keser, geri dönerdim. O benden dizginini çevirdi ama, sanma ki terkisinden ben el çekeceğim. Dilenci, eğer başka bir kapı tanıyorsa, herhangibir kapıdan mahrum döndüğü zaman gam yemez. Evet, benim bu semte yolum yokmuş, işittim. Ama başka bir ülkeye gitmem de imkânsız." Pir bunları söylerken kendini Allah'a vermiş, başını yere koymuştu. O sırada can kulağına bir ses geldi; diyorlardı ki: "Bize lâyık bir hüneri yoksa da onu kabul ettik. Çünkü Bizden gayrı sığınağı yok!" February, 2006 A H İ R Z A M A N HADİSLERİ Peygamberimiz bazı hadislerinde ümmetinin ömrünün binbeşyüz seneyi geçmeyeceğini söylüyor.Ve ahirzaman olarak belirtilen son safhada da yaşanacak kıyamet alametlerrini sıralıyor.Aşağıdaki yazıda,Peygamber Efendimiz(s.a.v.)'in 14 asır önce haber verdiği bu alametleri okuyacaksınız........
*Köylüler şehirlere akın edecekler ve ne idüğü belirsiz deve çobanları,bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar. *Kişi elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak. February, 2006 Yarışmaya katılımlarınızı bekliyoruz..
February, 2006 ŞEYTANDAN KORUNMA YOLLARI<<Ey o bütün iman edenler!Şeytanın adımlarına uymayın! Her kim şeytanın
adımlarına uyarsa,şüphe yok ki o(şeytan)çirkin ve merdud şeyler emreder..>> (Nur suresi,21) <<Haberiniz olsunki şeytan size düşmandır,siz de onu düşman
tutun;çünki o edrafına toplanan hizbini ancak ashab-ı sairden(çılgın ateşin ehlinden)olsunlar diye davet eder.>>(Fatır,6) 1-İhlâs 2-Peygamber efendimiz(s.a.v)in sünnetleri doğrultusunda Allâh a(c.c) kulluk etmek 3-İslâm cemaatine sarılmak 4-Devamlı Cemaatle namaz kılmak 5-Kitap ve Sünnete sarılmak 6-Şeytana karşı Allâh ın yardımını istemek 7-İtaatleri çoğaltmak 8-Euzu-Besmele çekerek Allâh a sığınmak 9-Şeytana karşı ehlini,evladını ve malını korumak 10-Bakara suresini okumak 11-Ayetel-Kursiyi okumak 12-Bakara Suresinin 1-4.ayetlerini ve 284-286.ayetini okumak 13-Bakaranın son iki ayeti olan Amenerresulüyü okumak 14-İhlâs,Felak ve Nâs surelerini okumak 15-Günlük okunması sünnet olan duaları okumak 16-Gözü bakılması haram olana bakmaktan korumak 17-Dili haram olan konuşmalardan korumak 18-Karnı haram yememekle korumak 19-Namusu korumak 20-Eli korumak(hırsızlık,zulüm,haksızlık gibi haram olan şeyleri yapmamakla) 21-Evi korumak(melekleri rahatsız eden resimleri eve asmamak,eve besmele ve selamla girmek gibi) 22-Evden çıkar ken (Bismillahi Tevekkeltü Alallah Lâ Havle Ve Lâ Kuvvete İllâ Billâh Allahın adıyla!Allaha dayandım ve O na güvendim.Allahdan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur) duasını okumak 23-Mescide girerken duasını okumak(Allâhüm Meftah Aleyye Ebvabe rahmetike=Ey Allahım!Rahmet kapılarını, üzerime aç!) 24-Bir yere varıldığında (Eûzü Bi Kelimâtillahit-Tâmmeti Min Şerri Mâ Halaka= noksanı olmayan tam kelimelerle yarattıklarının şerrinden Allaha sığınırım.) 25-Sabah ve akşam üç defa(Bismillahil Lezi Lâ Yedurru Mea İsmihi Şeyun Fil Ardı Ve Lâ Fissemâi Ve Hüves Semiul Alîm O nun ismiyle beraber ne yerde ne de gökte olan hiçbir şey zarar veremez;O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.) duasını okumak 26-Yolculukta ve gece olduğunda(Ya Ardu Rabbî Ve Rabbükellahu Eûzü Billahi Min Şerrike Ve Şerri Mâ Fiyke Ve Şerri Mâ Huliga Fiyke...=Ey yeryüzü ! Benimde seninde Rabbin Allah dır.Senin şerrinden,sende olanın şerrinden ve sende yaratmış olduğu şeylerin şerrinden Allah a sığınırım.)duasını okumak 27-Çeşitli duaları okumak 28-Besmele çekmek 29-Esnemeyi mümkün olduğunca geri çevirmek 30-Okunan ezanlar da şeytanı kovar 31-Devamlı abdestli olmak 32-Acziyete düşmeden ve aşırıya kaçmaksızın kaza ve kaderde olana rıza göstermek 33-Geceleri ihya etmek(teheccüt namazı kılmak,geceleyin Kur-an okumak gibi) 34-Şeytanın hoşlandığı işleri yapmamak 35-Töhmet ve şüphe uyandıran yerlerde bulunmamak 36-Rabbimizi çokca zikretmek. ŞEYTANIN ŞERRİNDEN RABBİM'E SIĞINIRIM! February, 2006 ALLAH(c.c)güzel isimleri
Allah,
tin suresi/التينبِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
وَطُورِ سِينِينَ
وَهَذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ
أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ
"Tîn", dağ adı veya incir demektir. Bürûc sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 8 (sekiz) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 3. Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, 4. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. 5 .Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık. 6. Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. 7. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? February, 2006 Hakikat damlalarıBizim Allah’la irtibattan daha öte herhangi bir güç kaynağımız yoktur.
* * * Büyük ya da küçük kendini bir şey zannedenler kaybetmeye namzettirler. * * * Kulluk, niyet ve davranış bütünlüğüne ulaşmanın unvanından ibarettir. * * * Ahireti hesabına endişesiz yaşayanın akıbetinden korkulur. * * * Sadece O’na kul olmak lazım. Bir köleniz olsaydı siz onun başkası için de köle olmasına razı olur muydunuz!? * * * Sağlam bir itikatla Allah’a sığınınca hallolmayacak hiçbir mesele yoktur. * * * Laubali arkadaşlar ve gayr-i ciddi ortamlar insan için en büyük tehlike sayılmalıdır. * * * İstiğna kadar insanı güçlü hale getiren ve güven vaad eden başka bir zenginlik kaynağı gösterilemez. * * * Nefsin nefesini kesmezseniz nefis ve şeytan bir gün keser sizin nefesinizi! * * * Kendi iyiliklerinin hafızı olmak marifet değildir. * * * Her günah başka bir günah için bir referanstır. * * * Ahiretle dünyayı avlamaya çalışmak dine karşı ihanet, Allah’a karşı da saygısızlıktır. * * * ‘Estağfirullah’a yatırım yapmak için söylenen tevazu ifadeleri birer zımnî yalandan ibarettir. * * * Bazı meselelerde aldanmayı, başkalarını zulme uğratmaya tercih etmelisiniz. * * * Münafıkların bahşişi sönük bir gülücüktür. * * * Mü’min övülmeyi sövülme gibi görmelidir. * * * Sabr-ı cemil, sıkıştığın zaman içini Allah’a dökmendir. * * * İnsanları sırat-ı müstakime çağırmada hal önemlidir. * * * Kimde olursa olsun, azıcık samimiyet bir başarı vesilesi olabilir. * * * Allah’ım, Sen’den sadece Sen’i istiyorum.. Sen’den hoşnudum. Benim ihtiyacımı da Sen biliyorsun.
*** Gelin; hep beraber biraz ızdırap dilenelim. *** N’olur Allah’ım, huzurunun mehabetini kalbime duyur! *** Bugün dünyanın başka şeye değil kendisini dinine adamış birkaç deliye ihtiyacı var. Siz onlara “dinin delileri” de diyebilirsiniz. *** Entellektüel, sadece aydın insan demek değildir; o, aynı zamanda bir aksiyon insanıdır. *** Allah’ım, Seni bilebilmem için marifetimi ve aşkımı artır! *** Kusura mazeret arama kusuru katlama demektir. **Bu Hakikat damlaları Muhterem Fethullah Gülen Hoca efendinin eserlerinden derlenmiştir** January, 2006 BOYKOT İSRAEL!!
MESCID-I AKSAYI KORUMAYA CALISAN FILISTINLI BIR MÜCAHID....(yukarida)
VE COCA COLANIN DEGISIK YAHUDI BÖLGELERINDEKI REKLAMI:....Üstteki yazinin tercümesi:.(We're moving to a new location!!!= Artik yeni yerimize tasiniyoruz!!!)
Yahudi asıllı, gelirinin bazen bir kısmını bazen de tamamını İsrael'e vererek, Filistindeki vahşetin ve insanlık dışı o katliamın ortaklarından birisi de Coca Cola şirketidir. Üzülerek belirtmek gerekiyorkı; O şirketinde ayakta durmasını sağlayan yine biz müslümanlarız. Yani içtiğimiz her şişe cola ile Filistindeki kardeşimize bir mermi atmış oluyoruz bir nevi. Hala hiç utanmadan, çekinmeden Coca Cola içen Müslümanlar...! TAKDİRLERİNİZE BIRAKIYORUZ.... boycott israel
EY MÜSLÜMAN...! Ve unutma ki; BUNUN HESABINI ÖBÜR ALEMDE VERECEKSİN. İSRAİL'E DESTEK SUNAN ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER İSRAİLİ VE YANDAŞLARINI BOYKOT ET!
KATLİAM HATIRASIKATLİAM HATIRASI!
POWELL SAYMAYA DEVAM EDEDURSUN, SARON ISİNİ BİTİRDİ BİLE!!!!!!! Yağmur
İNSANLARA SUNULAN BİR NİMET : YAĞMUR Her yıl gökyüzüne buharlaşan ve tekrar yeryüzüne yağmur olarak düşen su miktarı “sabit”tir: 16 milyon ton. Bu sabit miktar, Kuran’da “belli bir miktar su”yun gökten indirilmesi olarak haber verilmektedir. "O Allah ki gökten bir ölçü ile su indirir." (Zuhruf Suresi, 11) Her an milyonlarca metre küp su, okyanuslardan atmosfere, oradan da karalara taşınır. İnsan yaşamı, ancak bu dev su dolaşımı sayesinde sürebilmektedir. Eğer bu dolaşımı biz organize etmeye kalksaydık, kuşkusuz Dünya'nın tüm teknolojisini biraraya getirsek dahi başaramazdık. Ancak buharlaşma yoluyla, hayatımızın birinci şartı olan su, bize masrafsız ve zahmetsiz bir biçimde verilmektedir. Her yıl okyanuslardan 45 milyon metre küp su buharlaşır. Buharlaşan su, bulutlar haline sokulup rüzgarlar vasıtasıyla karalara taşınır. Böylece her yıl 3-4 milyon kilometre küp su, okyanuslardan karalara, yani bize ulaşmış olur. Kısacası, bizim hiçbir şekilde dolaşımını kontrol edemediğimiz ve onsuz birkaç günden fazla yaşayamayacağımız su, bizlere özel olarak gönderilmektedir. Kuran'da, bunun insanın "şükretmesi" için en açık işaretlerden biri olduğunu Allah şöyle haber vermektedir: "Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?" (Vakıa Suresi, 68-70) YAĞMURUN BİR ÖLÇÜYE GÖRE İNDİRİLMESİ Kuran'da, Zuhruf Suresi'nin 11. ayetinde yağmur, "ölçü" ile inen bir su olarak şöyle tarif edilmektedir: "O Allah ki gökten bir ölçü ile su indirir." (Zuhruf Suresi, 11) Gerçekten de yağmur yeryüzüne şaşmaz bir ölçü içinde inmektedir. Yağmurun sahip olduğu ölçülerden birincisi düşüş hızıyla ilgilidir. Yağmur damlasıyla aynı ağırlık ve büyüklükteki bir cisim 1200 metreden bırakıldığında giderek hızlanacak ve yere yaklaşık 558 km/saatlik bir hızla düşecektir. Eğer yağmur damlası da bu yükseklikten aynı şekilde düşecek olsaydı, bu durumda tüm ekinler tahrip olacak, yerleşim alanları, evler ve arabalar hasar görecek, insanlar gerekli tedbirleri almadan yürüyemeyeceklerdi. YAĞMUR SUYUNUN TATLI OLMASI Bilindiği gibi, yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır ve buharlaşmanın %97'si "tuzlu" okyanuslardan olmaktadır. Oysa yağmur suyu tatlıdır. Yağmurun tatlı olmasının sebebi Allah'ın koyduğu başka bir kanundur. Bu kanuna göre, su, ister tuzlu denizlerden, ister mineralli göllerden, ya da çamurların içinden buharlaşsın yanında başka hiçbir yabancı madde taşımaz. "Biz, gökten tertemiz su indirdik..." (Furkan Suresi, 48) hükmü gereği, duru ve tertemiz bir biçimde yere iner. Kuran'da, yağmurun "tatlı" oluşuna da Allah şöyle dikkat çekmektedir: "Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?" (Vakıa Suresi, 68-70) "...Size tatlı bir su içirmedik mi?" (Mürselat Suresi, 27) "Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız." (Nahl Suresi, 10) YAĞMURUN ÖLÜ BİR BELDEYİ CANLANDIRMASI Kuran'da Allah, yağmurun "ölü bir beldeyi diriltme" işlevine birçok ayette dikkat çeker: "...Biz gökten tertemiz bir su indirmekteyiz. Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için." (Furkan Suresi, 48-49) Yağmurun, canlılar için kaçınılmaz bir ihtiyaç olan suyu yeryüzüne bırakmasının yanında bir de gübreleme özelliği vardır. Denizlerden buharlaşarak bulutlara ulaşan yağmur damlaları, ölü toprağı "canlandıracak" bazı maddeler içerirler. Bu "canlandırıcı" özellikli yağmur damlalarına 'yüzey gerilim damlaları' adı verilir. Yüzey gerilim damlaları, biyologların deniz yüzeyinin mikro katmanı dedikleri üst kısımda oluşurlar; milimetrenin onda birinden daha ince olan bu yüzeysel zarda, mikroskobik alglerin ve zooplanktonun bozulmasından gelen pek çok organik artık vardır. Bu artıkların bazıları, deniz suyunda çok az bulunan fosfor, magnezyum, potasyum gibi elementleri ve ayrıca bakır çinko, kobalt, ve kurşun gibi ağır metalleri seçip ayırarak, kendi içlerinde toplanırlar. Yeryüzündeki tohum ve bitkiler, yetişmeleri için gereksinim duydukları çok sayıdaki madensel tuzları ve elementleri işte bu yağmur damlalarında bulurlar. Kuran'da, bir başka ayette Allah bu olayı bize şöyle bildiriyor: "Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik." (Kaf Suresi, 9) Yağışlarla toprağa inen bu tuzlar, verimi artırmak için kullanılan geleneksel gübrelerin bazılarının (kalsiyum, magnezyum, potasyum v.b.) küçük örnekleridir. Bu tür aerosellerde bulunan ağır metaller ise, bitkilerin gelişiminde ve üretiminde verimlilik artırıcı elementleri oluştururlar. Kısacası, yağmur önemli bir gübredir. Fakir bir toprak, yalnızca yağmur aracılığıyla gelen bu gübrelerle bile, yüzyıllık bir süre içinde bitkiler için gereken tüm elementleri kazanabilir. Ormanlar da, yine bu deniz kökenli aerosoller yardımıyla gelişir ve beslenirler. Bu yolla, her yıl kara parçalarının toplam yüzeyi üzerine 150 milyon ton gübre düşmektedir. Bu doğal gübreleme işleyişi olmasaydı, Dünya üzerinde çok daha az bitki olacak, hayat dengesi bozulacaktı. www.kuranmucizeleri.com Yüce Rabbimiz’in belli bir miktar suyu gökten indirmesi, bu suyun içilebilecek tadda olması, ölü bir beldeyi canlandırması şüphesiz O’nun bize verdiği büyük bir nimettir. “Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.” (Zümer Suresi, 21) ALLAH(c.c)
Müslüman Allah'ın Adını Coşkuyla Anar "Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır..." (Araf Suresi, 54) ayetinde buyrulduğu gibi, bizim Rabbimiz Yüce Allah'tır. Herşeyin Yaratıcısı'dır. Herşey üzerinde vekildir. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin tek sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur. Ayetlerde ise Rabbimiz olan Allah'ın üstün ve yüce olduğu şöyle bildirilmektedir: ... İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. O, Hayy (diri) olandır. O'ndan başka İlah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi'ne halis kılanlar olarak O'na dua edin. Alemlerin Rabbine hamd olsun. (Mümin Suresi, 64-65) İman edenlerin yaşamları boyunca üzerlerindeki yükümlülüklerden biri de tebliğ yapmak, yani Allah'ın varlığını ve birliğini tüm insanlara anlatmak, onları hak dine davet etmek, iyiliği emredip, kötülükten menetmektir. Bu şerefli sorumluluğu yerine getirirken Müslümanların izlemesi gereken yolun ne olduğu ise Kuran'da ve Peygamberimiz (sava)'in hayatında açıkça görülmektedir. Müslüman her zaman olduğu gibi tebliğinde de samimi ve halis olmalı, hidayeti verecek olanın Yüce Allah olduğunu unutmamalıdır. Allah'ın adını anmadan, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmanın mümkün olmayacağı ise açıktır. Müslümanlar Allah'ın varlığını, Rabbimiz'in Kuran'da Kendi üstün sıfatlarını bildirdiği şekilde ve üslupta anlatmalıdırlar. Rabbimiz'in yüce sıfatları Kuran'da şöyle bildirilmiştir: Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi, 255) Allah'ın varlığını ve birliğini anlatan bir Müslüman'da görülmesi gereken bir diğer özellik de coşkulu, tutkulu, içli ve derin Allah sevgisidir. Bir ayette iman edenlerin en çok Allah'ı sevdikleri şöyle bildirilmektedir: İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür... (Bakara Suresi, 165) Tüm bunlara rağmen Allah'ın adını anmaktan kaçınan, çeşitli muğlak ifadelerle kendini ve çevresindekileri aldatan, üstelik bunu din adına yaptığını zanneden zihniyetin büyük bir yanılgı içinde olduğu bellidir. Bu gerçeği göz ardı etmenin veya bu gerçekten kaçmaya çalışmanın bir faydası yoktur. Kuran'da bu zihniyete sahip kişiler şöyle uyarılmışlardır: İşte bu, sizin Rabbiniz Allah'tır; herşeyin Yaratıcısı'dır; O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? (Mümin Suresi, 62) NAMAZ MÜSLÜMANIN HAYATINDA NAMAZ İBADETİNİN ÖNEMİİman sahibi bir insan ibadetlerine gösterdiği titizlikle kendini belli eder. Allah (cc)’ın farz kıldığı namaz, oruç, abdest ibadetlerini yaşamı boyunca şevkle sürdürür. Allah (cc) salih Müslümanların ibadet şevkini pek çok ayetiyle haber vermiştir. Bu ayetlerden biri şu şekildedir: Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir. (Rad Suresi, 22) Namaz, müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen, vakitleri belirlenmiş bir ibadettir. İnsan unutmaya ve gaflete düşmeye müsait bir varlıktır. İradesini kullanmayıp kendini günlük olayların akışına kaptırırsa asıl dikkatini vermesi ve aklında tutması gereken konulardan uzaklaşır. Allah (cc)'ın her yönden kendisini sarıp kuşattığını, her an kendisini izlediğini, işittiğini, yaptığı her şeyin hesabını Allah (cc)'a vereceğini, ölümü, cennetin ve cehennemin varlığını, kaderin dışında hiçbir olayın meydana gelmeyeceğini, karşılaştığı her şeyde, her olayda bir hayır olduğunu unutur. Gaflete düşerek, hayatının gerçek amacını aklından çıkarabilir. Günde beş vakit kılınan namaz ise, bu unutkanlık ve gafleti yok eder, müminin bilincini ve iradesini canlı tutar. Müminin sürekli olarak Allah (cc)'a yönelip dönmesini sağlar ve Rabbimizin emirleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmesine yardımcı olur. Namaz kılmak için Allah (cc)’ın huzurunda duran mümin, Rabbimiz ile güçlü bir manevi bağ kurar. Namazın insana Allah (cc)’ı hatırlattığı ve insanı her türlü kötülükten alıkoyduğu bir ayette şöyle bildirilmektedir: Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir. (Ankebut Suresi, 45) Tarih boyunca peygamberler kavimlerine Allah (cc)'ın farz kıldığı namaz ibadetini tebliğ etmişler, kendileri de hayatları boyunca bu ibadeti en güzel ve en doğru şekilde uygulayarak tüm müminlere örnek olmuşlardır. Bu konuyla ilgili ayetlerden bazıları şu şekildedir: - Hz. İbrahim için: Rabbim, beni namazı(mda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur. (İbrahim Suresi, 40) - Hz. İsmail için: Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi. Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı. (Meryem Suresi, 54-55) - Hz. Musa için: Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl. (Taha Suresi, 14) Hz. İsa için: (İsa) Dedi ki: “Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı.” Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti. (Meryem Suresi, 30-31) Mümin kadınlara örnek olarak gösterilen Hz. Meryem'e de namaz kılması emredilmiştir: Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et. (Al-i İmran Suresi, 43) Namaz hangi vakitlerde farz kılınmıştır? Kuran'da, namazın müminlere vakitleri belirlenmiş bir ibadet olarak farz kılındığı bildirilmektedir. Ayette şöyle buyurulur: Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (Nisa Suresi, 103) Namaz vakitleri, “sabah”, “öğle”, “ikindi”, “akşam” ve “yatsı” olmak üzere beş vakitten oluşmaktadır. Namaz vakitleri pek çok Kuran ayetinde açıkça bildirilmiştir. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir: Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.” (Taha Suresi,130) Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin). Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de. (Rum Suresi, 17-18) Allah (cc)'ın vahiy ve ilhamıyla Kuran'ı en iyi anlayan ve tefsir eden Peygamber Efendimiz de (sav) beş vakit namazın gün içindeki başlangıç ve bitiş zamanlarını müminlere tarif etmiştir. Namaz vakitlerinin bildirildiği en çok bilinen hadis-i şeriflerden biri İbn-i Abbas'ın bildirdiği hadis-i şeriftir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselam) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı. Sonra Cibril (aleyhisselam) bana yönelip: 'Ey Muhammed Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselam) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!' dedi." Namazı huşu içinde kılmak ise Yüce Rabbimizin huzurunda O'nun heybet ve azametini kalbimizde hissederek, O'na saygı dolu bir korku besleyerek bu ibadeti yerine getirmektir. Namaz ibadetini hakkıyla yerine getirmek isteyen bir mümin, huşuyu engelleyebilecek şeylere karşı önlem almalı, namazda gereken dikkat ve konsantrasyonu sağlamaya azami titizlik göstermelidir. Namazı dosdoğru kılmak Rabbimizi anmamız, O'nu yüceltmemiz ve bütün eksikliklerden münezzeh tutarak O'nu birlememiz için büyük bir fırsattır. Nitekim ayette Allah Kendisi'ni zikretmek için namaz kılınmasını buyurmaktadır: Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl. (Taha Suresi, 14) AGD
ANADOLU GENÇLİK'TE YER ALMAK İSTEYENLER,EN YAKIN TEMSİLCİLİKLERE GİDİP ARAMIZA KATILABİLİRLER.
İntifada...
İNTİFADA NASIL BAŞLADI?
Mevlana celaleddin rumi
Hz. Mevlânanın Yedi Öğüdü
1.cömertlikte ve yardim etmede akarsu gibi ol 2.sefkat ve merhamette günes gibi ol 3.baskalarinin kusurunu örtmede gece gibi ol 4.hiddet ve asabiyette ölü gibi ol 5.tevazu ve alcak gönüllülükte toprak gibi ol 6.hos görürlülükte deniz gibi ol 7.ya oldugun gibi görün , ya da göründügün gibi ol... 1.Act like the sun in love and compassion! 2.Act like a river in friendship and fraternity! 3.Act like the night in covering the faults of others! 4.Act like the soil in humility and selflessness! 5.Act like a dead one in anger and fury! 6.Act in accordance with the way you look! 7.Look in accordance with the way you act!
------------------------------------------------------------------------------ Gel, gel...
Yine gel. Kafir, mecusi, putperest olsan da yine gel... Bizim dergahımız umutsuzluk dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... Come,come no matter what you are, A polytheist,fire-worshipper or idolater, Our dervish convent is not the assembly of hopelessness Come,even though you have broken your repentance a hundred times ------------------------------------------------------------------------------ Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
I saw many humans on who there were no clothes, I saw many clothes in which there were no humans. ------------------------------------------------------------------------------ The one who seeks a perfect friend is alone in teh end.
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır ------------------------------------------------------------------------------
If you want to know someone,look at his friends
Bir kimseyi tanımak istiyorsan, dusup kalktıgı arkadaslarına bak. ------------------------------------------------------------------------------
If the clouds don't cry,how can the meadows smile?
Bulutlar aglamasa, yesillikler nasıl guler? January, 2006 السلام عليكم و رحمة الله و بركاته1 dakika içinde neler yaparız?
|
|
|